Hayallerinizi şehrin merkezinde gerçekleştirin!


Öfke, insanın temel duygularından biridir. Genellikle engellenme, tehdit unsurlarıyla karşılaşma, haksızlığa uğrama, eleştirilme gibi durumlarda ortaya çıkan ve bireyin bu durumdan kurtulması için çeşitli yöntemlerle ifade edilmesidir.

Nedeni her ne olursa olsun öfke bir duygudur ve öfkenin ifade edilmesi çözüme yönelik olmalıdır. Öfke duygusu çok ani ortaya çıkan ve şiddeti artan bir duygu olduğu için kontrol edilmesi en zor duygu olduğu söylenebilir. Öfkenin kontrol edilmesi; öfkeyi bastırmak, öfke duygusunu yok saymak demek değildir. Öfkenin kontrol edilmesi demek bu duygunun yapıcı bir şekilde saldırganlıktan uzak, bireyin kendisine ve çevresine zarar vermeyeceği şekilde ifade edilmesi demektir.

Öfkenin bastırılması kısa vadede işe yarar görünse de çözüme yönelik değildir. Öfkeli olduğumuzu kabul etmemek, bizi öfkelendiren durumu düşünmemeye çalışmak ve küsmek, ağlamak şeklinde tepki vermek doğru değildir. Doğru şekilde ifade edilmediği için öfke bireyin kendisine yönelir ve uzun vadede sağlık sorunlarına neden olabilir. Bunun yanı sıra öfke duygusunun sözel ve fiziksel saldırganlık olarak dışa vurulması ile ortadan kalkacağı düşünülse de bu yıkıcı durum fizyolojik sağlığımız üzerinde, sosyal hayatta, iş-okul yaşamında ve bireysel ilişkilerde pek çok soruna yol açar, ayrıca öfke ve saldırganlığı daha çok artırır. Sağlıklı olan durum öfke duygusunu hafifletmek, fizyolojik olarak sakinleşmek ve duygularımızı doğru ifade edebilmektir.

Öfke duygusunun doğru ifade edilmesi önce bireyin duygularını tanıması ve öfke duygusu altında yatan gerçek nedeni fark etmesiyle başlar. Durumu değerlendirip haklarımızı ve sınırlarımızı belirlememiz önemlidir. Konuşmak için uygun bir yer ve zaman belirlemek gerekir. Kendimizi sakin ve yapıcı şekilde ifade etmek, olumsuzluklardan değil çözümden bahsetmek, değişmesini istediğimiz durumu açıkça belirtmek, karşımızdakini etkili bir biçimde dinlemek doğru yaklaşım olacaktır.

Öfke duygusunun yıkıcı bir şekilde ortaya konmaması için uygulanabilecek yöntemlerden bahsetmek gerekirse;

Önce kendinizi durdurun, derin nefes alın ve kendinize tekrar tekrar “sakin ol!” komutu verin, kendinizi sakin olduğunuz bir ortamda hayal edin, insanlara değil nesnelere odaklanın, ortamdan bir süre uzaklaşın. Öfkeli olduğumuz durumda olayları bilinçsiz olarak abartılı, mantık dışı bir şekilde algılayabiliriz. Bunu fark etmeye çalışın ve yerine daha mantıklı, daha gerçekçi düşünceleri yerleştirin. Öfkeli olduğunuz durumlarda kendi tepkilerinizi gözlemleyin, zihninizi yavaşlatın, ani tepkilerde bulunmayın, hemen cevap vermeyin, verebileceğiniz alternatif yanıtlar üzerinde düşünün, asıl söylemek istediğiniz üzerine odaklanın, sorun yaratan durumla yüzleşin, kendinizi cezalandırmayın, etkili iletişim kurmaya özen gösterin, kendinizin ya da karşınızdakinin öfkesinin kontrolden çıkmasına izin vermeyin. Sakin kalmanız problemin çözümü ve durumun kontrolden çıkmasına engel olacaktır.

Hayatımızda engeller, acılar, hayal kırıklıkları ve haksızlıklarla karşılaşacağız. Bu gibi durumlarda öfke duygusunu hayatımızdan çıkarmamız mümkün değildir. Ancak öfkenizin kontrolden çıktığını, kendinize ve çevrenize zarar verdiğini düşünüyorsanız ya da öfkenizi hiç ifade edemiyorsanız bir uzmandan destek almayı deneyebilirsiniz.

 

Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Birimi olarak yıl boyunca yanınızdayız.

Burcu GÖK  
Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik Uzmanı

burcugok@adiguzel.edu.tr

PDR Uzmanı Burcu Gök’ün tüm yazılarını okumak için tıklayın…