Hayallerinizi şehrin merkezinde gerçekleştirin!


KİMLİK OLUŞUMU / KİMLİK BUNALIMI

Kim olduğumuzu, nasıl biri olmak istediğimizi en çok sorguladığımız, geleceğimizi planlamaya yönelik düşüncelerimizin odaklandığı dönem yükseköğretim yıllarıdır.

Bireyin yaşadığı çevre, içinde bulunduğu koşullar, dünya görüşü değiştikçe kim olduğuna verdiği/vereceği cevaplar da değişim gösterir. Bu çeşitlilikle en çok yükseköğretim döneminde karşılaşılır, bu dönemde daha fazla konuda seçim yapmak karar vermek, sorumluluk almak gerekir ve kimlik yapılanması/kişilik oluşumu bu dönemde hız kazanır.

Kimlik kavramı gruplar arası ilişkiler sonucu ortaya çıkan davranışlarla ilerleyen dinamik bir organizasyondur.  Gruplar arası ilişkilerin şekillendirdiği kimlik alanlarını sosyo-kültürel kimlik, toplumsal cinsiyet kimliği, cinsel kimlik başlıkları altında toplayabiliriz.

Yükseköğrenim süreci çok farklı dini ve etnik gruplar, çok farklı kültürden bireyler ile karşılaşılan dönemdir. Her farklı grup kendine ait değerleri ve beklentileri ile var olmaktadır, bu farklılıklara açık, ön yargılardan bağımsız, etkili bir iletişim kurarak çevre ile sağlıklı ilişkiler oluşturulabilir. Kimlik oluşturma sürecinde sosyo-kültürel farklılıkların katkısı kaçınılmazdır.

Yükseköğrenim süreci aynı zamanda cinsiyete ait özelliklerin ve rollerin daha fazla sorgulandığı, bu rollerin anlamlandırılmaya başlandığı dönemdir. Bireyin kendi cinsiyetine dair belirlediği yaşam ile toplumun cinsiyetler üzerine yüklediği roller arasında denge kurmak kimlik oluşumu sürecinde etkili olmaktadır.  Çok farklı kültürün bir arada olduğu yükseköğretim döneminde, bireylerin kültürel özellikleri toplumsal cinsiyet üzerindeki beklentilerin de farklılaşmasına neden olmaktadır. Bu farklı toplumsal cinsiyet rolleri arasında birey kendi özgün cinsiyet modelini sentezleyerek toplumsal cinsiyet kimliğini oluşturur.

Toplumsal rollerin sorgulanmaya başlandığı, kısa süreli ikili ilişkilerin yerini daha uzun süreli ve duygusal ilişkilerin aldığı yükseköğretim döneminde, cinsel yönelim ve cinsel kimliği keşfetme süreci de yoğun olarak yaşanmaktadır. Bireyin kendi bedenine ve cinselliğine yönelik tanımlamaları cinsel kimlik oluşumu sürecinde önemlidir.

Kimlik arayışı sürecinde, öğrenilenler ile seçimler ve deneyimler arasında gelgitler yaşanabilir. Ancak öğrenilenler ve seçimler arasında doğru bir denge kurarak sağlam bir kimlik oluşturulur.

Bireyin kurduğu farklı ilişkilerde farklı özellikleri ön plana çıkacaktır. Kişiliğinin farklı yönlerini deneyimlediğini fark ettiğinde birey kendisini tutarsız, dengesiz hissedebilir ancak bu ruhsal karmaşa içerisinde benliğinin farklı yönlerini keşfeder ve kendisine en uygun, kendisini en huzurlu hissettiği seçeneklerle ilerler.

Bireyi diğer bireylerden ayıran da, topluma uyum sağlaması ve sosyal yaşamı devam ettirmesi de geliştirdiği kimlikle mümkündür. Ancak kimlik oluşum süreci zorlu ve uzun bir süreçtir. Bu farklılıklara ve yeniliklere uyum sağlama sürecinde birey geçmiş yaşantılarına ve değerlerine ihanet ettiğini, kendisiyle çeliştiğini düşünebilir. Bu duygular bireyin değiştiğini, kendisi olmaktan çıktığını, kendisini tanıyamaz olduğunu düşünmesine neden olabilir. Bu süreci sağlıklı yürütemeyen birey kimlik oluşumu ile ilgili kendini bir çıkmazda hissedebilir. Neyin iyi-kötü,  doğru-yanlış, gerekli-gereksiz olduğuna karar vermekte zorlanmak ve seçimlerini kabullenememek, seçimleri sonucu oluşturmaya çalıştığı kimliğiyle toplumsal kabul görmemek; kimlik arayışı sürecinde kaybolmuşluk, dışlanmışlık, umutsuzluk gibi duyguları beraberinde getirir. Bu gibi duygular depresyon ve kaygı bozukluklarına neden olabilir.

Kimlik oluşum sürecinde bu gibi duygular hissediyorsanız ve bu durumlarda yaşanan psikolojik zorluklarla baş edemediğinizi düşünüyorsanız bir uzmandan destek almayı deneyebilirsiniz.

Rehberlik birimi olarak yıl boyunca yanınızdayız.

Burcu GÖK  
Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik Uzmanı

burcugok@adiguzel.edu.tr

PDR Uzmanı Burcu Gök’ün tüm yazılarını okumak için tıklayın…